Ana Sayfa Bilim 10 Ağustos 2017 431 Görüntüleme

Antik DNA’lar Üzerine Yeni Çalışma Evrimi Yeniden Yazıyor

Yüz binlerce sene önce çağdaş insanın ataları, Neanderthallere ve Denisovalılara kadar uzanan antik bir kökenden dallanıp budaklanmaya başlamış. Bu gruplar arasındaki evrimsel münasebet ise hala belirsizliğini koruyor.

Utah Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, antik insan toplumlarının ilk tarihini yeniden yazmak için DNA dizisine dayalı verileri analiz etmek üzere yeni bir yöntem geliştirdi. Ekibin geliştirdiği evrim tarihi, Neanderthaller ve Denisovalılarla ilgili bildiğimiz klasik anlayışla çatışıyor.

Yapılan çalışma, Neanderthallerin ve Denisovalıların modern insandan ayrıldıktan sonra soylarının tükendiğini ortaya koyuyor. Yaklaşık 744.000 sene önce, 300 kuşak sonra Neanderthaller ve Denisovalılar birbirlerinden ayrılıyor. Daha sonra dünya çapındaki Neanderthal popülasyonu parçalanmış ve izole edilmiş şekilde on binlerce bireye ulaşarak, Avrupa-Asya bölgesinde dağılmış şekilde yaşamaya devam ediyor.

Antropoloji departmanında profesör olan Alan Rogers “Bu hipotez, klasik anlayışa karşı fakat, geleneksel anlayıştan daha mantıklı görünüyor” diyor.

Farklı Bir Evrim Hikayesi

Antropologlar kısıtlı fosil parçası örneklerinden yola çıkarak genetik ve istatistiği kullanmak suretiyle insan evriminin tarihini bir araya getirirler. Neanderthal popülasyonunun tahmini sayısı önceki tanımlamalarda yaklaşık bin şahıs gibi oldukça düşük bir rakamdı. Bununla beraber 2015 yılında yapılan bir çalışma, Neanderthal popülasyonu izole edilmiş, bölgesel gruplara ayrılmış olmaları durumunda öne sürülen bu tahmini rakamın, gerçek rakamın çok daha altında olacağını öne sürüyordu.

Utah araştırma ekibi 2015 yılındaki bu araştırmanın, Neanderthal popülasyonuna dair önceki tahminlerle kendi tahminleri arasındaki çelişkiyi açıkladığını belirtiyor.

Doktor Ryan Bohlender “Her şeyin birbiriyle ne denli ilişkili olduğunu gösteren verilere baktığımızda var modelin bizim gördüğümüz gen şablonlarını öngöremediğini anlıyoruz. Daha farklı bir modele ihtiyacımız var. Dolayısı ile daha farklı bir evrim tarihine” diyor.

Ekibin legofit adını verdiği yeni istatistiki yöntem, gen havuzundaki çok sayıda popülasyonu göz önünde bulunduruyor. Birbirlerinden ayrılarak çağdaş Asya-Avrupa nüfuslarına doğru geçiş yapan Neanderthal genlerinin yüzdesi ile ilgili tahminlerde bulunan ekip, aynı zamanda bu grupların büyüklüklerini de öngörüyor.

DNA’da Aile Tarihi

İnsan genomunda, 3.5 milyar nükleotid bölgesi vardır. Belirli bölgelerdeki genler zamanla mutasyona uğrayabilirler. Eğer bir aile bu mutasyonu çocuklarına aktarırsa, ve onlar da kendi çocuklarına aktarmaya devam ederlerse, bu mutasyon, ailenin DNA’si üzerinde bir damga gibi işlev görür.

Bilim insanları bu mutasyonları, insanlığın yüz binlerce yıllık evrimsel tarihini bir araya getirmek için kullanırlar. Farklı insan popülasyonlarının nükleotid bölgeleri ile ilgili paylaşımlı gen mutasyonlarını araştıran ilim insanları, grupların ne vakit birbirlerinden ayrıldıklarını ve gen havuzuna katkıda bulunan popülasyonların büyüklüklerini tahmin edebiliyorlar.

Rogers “Antik çağda yaşamış öbür toplumların parmak izini bulmaya çalışıyoruz. Genomun küçük bir yüzdeliği söz konusu olan ama, küçük de olsa böyle bir şey var” diyor.

Araştırma ekibi dört çeşit insan toplumunun genomlarını karşılaştırmış: çağdaş Asya-Avrupalılar, çağdaş Afrikalılar, Neanderthaller ve Denisovalılar. çağdaş örnekler 1000-Genom Phase I projesinden alınırken, antik örnekler ise Max Planck Enstitüsü’nün ‘Evrimsel Antropoloji’ bölümünden geliyor. Utah ekibi iki ya da üç insan grubunun gen mutasyonunu paylaşan birkaç milyon nükleotid bölgesini analiz etmiş ve 10 farklı nükleotid bölgesi şablonu ortaya çıkarmış.

Bilindik Anlayışa Muhalif

Yeni yöntem, çağdaş Avrupa-Asya insanının Neanderthal DNA’sının yüzde ikisini paylaştığına dair daha önce yapılan tahminleri doğruluyor. Ama ekibin öbür bulguları, var teorileri sorguluyor.

Yaptıkları analiz, nükleotid bölgelerinin yüzde yirmisinin sadece Neanderthaller ve Denisovalılarca paylaşılan bir mutasyonu sergilediğini ortaya çıkarıyor. Yani bu antik grupların birbirlerinden ayrılmadan önceki vakit dilimine isabet ediyor. Bu durumda Neanderthaller ve Denisovalıların birbirlerinden ayrıldıklarına dair yapılan tarihi saptamalardan çok daha öncesinde, 744.000 sene önce her iki toplumun birbirinden ayrıldığını tespit etmiş oluyor bu çalışma.

Rogers “Eğer Neanderthaller ve Denisovalılar daha sonra ayrılmış olsaydılar, her iki antik örnekte bulunan mutasyon yüzdesi daha yüksek olmalıydı ama, çağdaş örneklerde bu durumu gözleyemiyoruz” diyor.

Yapılan analiz aynı zamanda sanıldığı gibi Neanderthallerin sadece 1.000 benlik bir cemiyet olup olmadıklarını da sorguluyor. Bu görüşü destekleyen bazı kanıtlar  bulunmuş: Neanderthal DNA’sında genellikle az sayıda genetik çeşitliliğin gözlemlendiği küçük topluluklarda gerçekleşen mutasyonlar söz konusu.

Bununla beraber farklı bölgelerde bulunan Neanderthal kalıntıları genetik olarak birbirinden farklılık gösteriyor. Bu vaziyet farklı bölgelede yaşayan Neanderthallerin küçük gruplar halinde olduğuna dair bu çalışmanın yaptığı tespiti destekliyor. Tabii bu da dünya çapındaki nüfusun büyüklüğü karşısında yaşanan kitlesel ölümcül mutasyonların sebep yayılmadığını açıklıyor.

Bohlender “Örneğin bir ada gibi coğrafi olarak izole edilmiş toplumlarda yaşayan küçük gruplar olduğunu öne süren bu düşünceye göre söz konusu gruplar kimi etkileşimde bulunmuşlar fakat, adadan adaya seyahat etmek zor olduğu için kendi toplulukları içerisinde kalmayı tercih etmişler” diyor.

Ekibin yaptığı analiz, onbinlere ulaşan Neanderthal popülasyonunun parçalanmış, izole edilmiş halde yaşamlarını sürdürdüğünü ortaya koyuyor.

Bu konuda Rogers şöyle diyor: “Oldukça varlıklı bir Neanderthal fosili kaydına sahibiz. Çok sayıda Neanderthal yerleşim bölgesi var. Eğer dünya  çapında sadece 1.000 kadar Neanderthal olmuş olsaydı, bu kadar çok fosil örneği olmazdı elimizde.”

Aynı zamanda yeni yöntemi öbür açılardan da ele alıyor Rogers :

“Bu, bir dereceye kadar, bu yöntemin işe yarayacağına dair iddianın delilidir. Böyle bir yöntem keşfetmiş olmak oldukça heyecan verici. Başkalarının farkına bile varamadıkları kadar eski tarihleri kapsayan yüksek tutarlılıkta tahminlerde bulunabilmek gibi oldukça önemli bir imkana sahibiz.”

Yorumlar


,
escort alanya escort bodrum beylikdüzü escort porno izle altyazılı porno sikis
https://www.donaldsonville.org kurtköy escort eryaman escort antalya escort bodrum escort konya escort konya escort
antalya escort istanbul escort http://antbox.org şirinevler escort beylikdüzü escort bayan şişli bayan escort cialis
istanbul escorts
istanbul escort
istanbul escorts
istanbul escort
istanbul escort
halkalı escort şirinevler escort çapa escort